Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra tüm önemli kanunlar gözden geçirilmiştir. Yeni mevzuat nihayetinde doğrudan Batı hukukunun benimsenmesi şeklinde olmuştur. İsviçre Medeni Kanunu'nun 1926 yılında kabul edilmesi, İslami bir hukuk sisteminden laik bir hukuk sistemine geçişin sembolü olmuştur. Alman hukuk sistemi de özellikle ticaret hukuku alanında Türkiye üzerinde biçimlendirici bir etkiye sahip olmuştur. Bu nedenle Almanya'dan gelen yatırım dostu şirketler tanıdık bir hukuk alanında faaliyet göstermektedir.
Türk hukuk sisteminin kaynakları olarak İsviçre, Almanya ve İtalya
1889 tarihli İtalyan Ceza Kanunu 1926 yılında kabul edilmiştir. Bu kanun 2004 yılında Avrupa standartlarına uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Aynı yıl, büyük ölçüde Alman modelini takip eden Türk Ticaret Kanunu da kabul edilmiştir. Neuchâtel Kantonu'nun 1925 tarihli Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 1927 yılında Türk yasama organı tarafından kodifiye edilmiş ve çok sayıda değişikliğe rağmen o zamandan beri yürürlüktedir. Aynı durum, yine Neuchâtel tarafından 1927 yılında kabul edilen İflas ve Aciz Kanunu için de geçerlidir. Aynı yıl, Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu da Türkçeye çevrilmiş ve birkaç değişiklikle kodifiye edilmiştir.
Uyuşmazlıkların çözümü
Anayasanın 138. Maddesi uyarınca, Türk yargı yetkisi bağımsızdır ve herhangi bir talimata tabi değildir. Aynı zamanda, Türk mahkemeleri, taleplerin icrası ve tenfizi konusunda münhasır yargı yetkisine sahiptir. Türk mahkeme sistemi ceza ve hukuk davaları için iki dereceden oluşmaktadır: Gerçek derece ve Yargıtay'a temyiz (temyiz). Temyiz sadece idare mahkemelerinde mevcuttur.
Yatırım hukuku - Bir bakışta Avrupa
Türkiye 1996 yılından bu yana gümrük birliğinin bir parçasıdır. AB'ye katılım müzakereleri (o zamandan beri askıya alınmıştır) 2005 yılının sonunda başlamış ve o zamandan beri büyük reform çabaları Türk hukuk ortamını karakterize etmiştir. Türkiye'deki yabancı yatırımlar artık izne tabi değildir. O tarihten bu yana, yabancı sermaye payı %100'e kadar çıkabilmektedir. Her bir yabancı hissedar için 50.000 ABD Doları olan asgari sermaye eşiği de kaldırılmıştır. Yabancı sermaye ile kurulan şirketler Türkiye'de yerli şirketlerle eşit muamele görmektedir.
Türk şirketler hukuku
Türk şirketler hukuku Almanya'da bilinen şirket biçimlerine çok benzemektedir, bunun nedeni Alman Ticaret Kanunu'nun temel özelliklerinin 1956 yılında kabul edilmiş olmasıdır; bazı önemli farklılıklar ancak yasal ayrıntılar daha yakından incelendiğinde ortaya çıkmaktadır.
Türkiye'de sosyal güvenlik
Türkiye'de devlet sosyal yardımları Almanya'dakinden önemli ölçüde düşüktür. Örneğin, aylık çocuk yardımı 10 Euro civarındadır. Sosyal yardım veya bakım sigortası gibi diğer yardımlar (henüz) mevcut değildir. Yaşlılar ve bakıma muhtaç kişiler genellikle aileleri tarafından bakılmaktadır.